Bir yıl boyunca yapılan iyi kötü her şeyin bir kenara konularak, Hıristiyanların Noel bayramının helal ve haram ayrımı yapılmadan, uzun yıllardan beri Türkiye ve birçok İslam ülkesinde kutlanıyor olması oldukça acı verici bir durumdur.
Yazımızın başlığında ifade ettiğimiz gibi Kurban Bayramı’nda Türkiye’de yaşayan ve Hıristiyan olan Thomas’ın kurban kestiğini görseniz ne dersiniz? “Sadece Müslümanlar Kurban Bayramı’nda kurban keser” mi; yoksa “Thomas Müslüman mı olmuş?” dersiniz? Peki, Avrupa da herhangi bir ülkede yaşayan Müslüman Mehmet’in, Noel de Hindi kestiğini görseniz ne dersiniz? “Bu Mehmet Hıristiyan (gavur mu) olmuş?” der misiniz? Noel Bayramı’nda hindi kesmek ve kutlama yapmak Hıristiyanlık alameti değil midir? Acaba Fatih Sultan Mehmet Han fethettiği İstanbul’da Noel’in havai fişeklerle, çalgılı türkülü programlarla, hindi kesilerek, Noel çamları kurularak kutlandığını görseydi ne derdi? Muhtemelen ilk tepkisi “Canımızı ortaya koyarak fethi için uğraştığımız İstanbul’a ne olmuş? Kâfir mi olmuş, işgale mi uğramış?” diye sormak olurdu.
Hıristiyan Batı kültürünün bir getirisi olan miladi takvime göre her yılın başında kutlanan Noel bayramı, İslam kültürü ile hiç bağdaşmayan; adetlerimizle, gelenek-göreneklerimizle uyuşmayan bir kutlamadır. İçkinin, zinanın, kumarın zirve yaptığı, edepsizlik ve hayasızlığın ayyuka çıktığı bu kutlamalar içinde yapılan hiçbir şeyin ne Hıristiyanlıkla ne de Müslümanlıkla uzaktan yakından bir alakası vardır.
Hz. İsa’nın doğum günü esas alınarak yapılan Noel Bayramı’ndaki kutlamalar Hıristiyanlık öncesinde de yapılıyordu. On bin yıllık bir geleneğe sahip olan yılbaşı geleneği Eski Mısırlılardan Perslilere kadar Pagan kültürünün hâkimiyette olduğu yerlerde kış dönümü festivalleri olarak kutlanıyordu. Daha sonra Hıristiyan olan Yunanlılar ve Romalılar bu geleneği Hz. İsa’nın doğumunu esas alarak devam ettirmişlerdir. Fakat Hz. Mesih’in (a.s) kışın doğduğunu iddia eden Hıristiyanları, Kuran-ı Azimüşşan yalanlamıştır.
Prof. Dr. Yusuf el-Karadâvî “Hıristiyanlar Hz. İsa’nın doğum tarihi konusunda ihtilaf etmiştir. Bir grup 25 Aralık’ta diğer bir grup ise 7 Ocak’ta doğduğunu ileri sürer. Hâlbuki bu kabullerin ikisi de yanlıştır. Çünkü Hz. İsa (a.s) kışın doğmadı. Allah Teâlâ Kur’ân-ı Kerim’de doğum sancıları çekmekte olan Hz. Meryem’e der ki: “Hurma dalını kendine doğru silkele ki, üzerine taze, olgun hurma dökülsün” (Meryem 25). Kışın taze olgun hurma olur mu?” demektedir. Buradan da anlaşılacağı üzere onların bu iddiaları tamamen mesnetsizdir.
Yılbaşı İslam toplumu için miladi yılın başı olmaktan başka hiçbir anlam ifade etmez. müslümanlar hicri takvime göre yaşar ve hicri yılbaşını da haram olan içki, zina ve edepsizlik ile geçirmez. Müslüman birey; oruç, namaz ve Kuran-ı Kerim tilavetleri ile hicri yılbaşını kutlar ve bir yıl boyunca yaptığı bütün günahları, hataları, nefsi ile muhasebesini yaparak “Nasıl daha iyi bir müslüman olabilirim?” derdi içerisine girer. Fakat tamamen batıl hükümlerin geçtiği bu Noel bayramlarında, alkol ve fuhşiyat gibi haramların yanında pembe hayalleriyle milli piyango gişelerinde sıraya giren halkımız, kumar gibi birçok harama da teşvik edilmektedir.
Noel kutlamak Hıristiyan batı toplumuna benzeme çabası değil midir? Yılbaşını basit bir gece gibi görüp, bu kutlamalar esnasında bir gecelik yapılan içki, zina ve her türlü edepsizliği mubah görenler zarardadır. Başka toplumların dini bayramlarını, dini günlerini kutlama eğilimi içerisine girip onlara benzemeye çalışmak abesle iştigaldir. Peygamber Efendimiz (sav)’in buyurduğu üzere “Kim bir millete benzemeye çalışırsa, o da onlardandır.”
-Selam ve dua ile-